Bir karara tarih attığım gün
14 Ağustos 2026
Selâmün aleyküm,
Arşivin üçüncü günlüğü çıktı. Kanallar Şubat 2026'dan beri sessiz — askerlik başladı ve devam ediyor. Bu müddette yeni bir şey çekemiyorum, ama çekilmişi yazıya geçirebiliyorum. Bu sayı, beelogs'un üçüncü bölümünden çıkan günlüğe dair. Ve bu, geriye dönüp bakınca beni en çok şaşırtan bölüm oldu.
Asıl mesele
20 Ağustos 2025, Çarşamba, saat 17.47. Kamerayı açtım ve bir cümle kurdum: artık ucuz dopamin yok.
O cümlenin arkasında bir plan yoktu. Liste yoktu, program yoktu. Sadece bir tarih vardı. Bugün geriye bakınca o kaydın işe yarayan tek tarafının bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü sonrasında olanlar zaten üç kelimeye sığıyor: denedim, tuttu, tutmadı.
Tutan taraf: tarih atmak. "Bugünden itibaren" demek, "yakında" demekten kat kat işe yaradı. Tutmayan taraf: verimliliği tek bir karara bağlamak. O akşam kendimi %1'den %100'e çıkmış gibi tarif ettim; öyle olmadı. Sonraki haftalarda inişler oldu, ip günlerce köşede durdu. O akşam yaptığım şeyin adı da aslında antrenman değildi — üç dört aydır hareket etmemiş bir bedeni yerinden oynatmaktı, o kadar.
Bunu bir "on kaide" listesine çevirmeyi çok isterdim. Elimde öyle bir şey yok. Olanı yazdım: öncesindeki devrede kendimi salmıştım, o devreye depresyon demekte tereddüt etmiyorum ve kimseye yaşatmasın diyorum. Sonrasında bıraktıklarım vardı — sosyal medya, fast food. Geriye kalan tarafta hareket, iş ve gün sonunda hakikaten yorulmuş olmak vardı.
Kendimi DEHB ve dopamin iptilası üzerinden tarif ediyorum. Bunu bir teşhis raporu gibi kurmuyorum; kendi hâlimi anlatmak için bulabildiğim en yakın tabir bu. Dikkatimin nereye gittiğini hiç kontrol edemediğim günler var, gece yarısına kadar tek bir işten kalkmadığım günler de var. İkisi aynı adamın haftası. Bu yüzden "verimlilik" başlığı altında bana bir program vereni de, benden bir program bekleyeni de hayal kırıklığına uğratıyorum.
Bir de kimsenin yeterince ciddiye almadığı bir mesele: hava. Karadeniz kıyısında yılın iki yüz, iki yüz elli günü kapalı ve yağmurlu geçiyor. Bunun çalışma nizamına şaka olmayan bir tesiri var. Ben senelerce bunu irade meselesi sandım.
Günlüğün tamamı burada: https://berkehalilbayraktar.com/blog/ucuz-dopamin-bitti
Bu haftanın tek suali şu: en son verdiğimiz kararın bir tarihi var mıydı — yoksa "artık şöyle yapacağım" cümlesini takvimsiz mi kurduk?
Allah'a emanet olun.