Parayı kovalamamayı ne pahasına öğrendim
26 Ağustos 2026
Selâmün aleyküm,
Arşivden çıkan günlüklerin çoğu sıradan günleri kaydediyor: koşu, kümes, soba, bir metin. Bugünkü öyle değil. Bugünkü, bir şeyin bittiği günün kaydı. Ajans kapalı, ben hâlâ askerdeyim; ama o kapanışın nerede ve niçin olduğu şimdiye kadar hiçbir yerde yazılı değildi.
18 Kasım 2025
O gün bahçedeydim. Bir tarafımda kümes, bir tarafımda tarla. Kameraya sorduğum sual şuydu: modern hayat dedikleri bu mu oluyor? Köyde hayvana bakıp aynı gün uygulama geliştirmek, muhtevâ çekmek. Kodun %99'unu yapay zekâ yazıyordu; bana doğrulamak ve merhaleleri ilerletmek kalıyordu.
Nizam oturmuştu: 5.43'te kalkış, teheccüt, dua, abdest, namaz. Sonra kümes, sonra karanlıkta koşu. O sabahlardan birinde bir de hata var — önce kendi karnımı doyurmuşum, tavuklar aç ve susuz kalmış, gece kümesi kapatmayı unutmuşum. Kendimi dövmedim; gidip karınlarını doyurdum. Ama aklımda şu kaldı: mes'ûliyet bir his değil, bir sıra meselesi. Sıra bozulunca kimse sana bağırmıyor, sadece bir yerde biri susuz kalıyor.
Bir senenin faturası, bir cümlelik ders
Aynı gün, yaklaşık bir senelik yapay zekâ şirketi teşebbüsünü fiilen bitirdim. Gâyeyi bırakmadım, ama işletmelerle çalışmayı durdurdum. Maddî olarak büyük zarardı.
Oradan çıkardığım tek cümleyi günlükte olduğu gibi bıraktım:
Asla parayı kovalamamak ve parayı kovalayan müşterilerle çalışmamak.
Sebebi basit: parayı kovalayan bir müşteri kendi işinde sıkıştığı anda senin hakkını vermiyor. Çünkü hakla, adaletle veya yaptığın işin kalitesiyle değil, sadece maddiyatla düşünüyor. Bunu bir ahlâk dersi olarak değil, faturasını ödeyerek öğrendim.
Bölümün adı sıralamayı veriyordu: önce ruh, sonra zihin, sonra iş. Şunu günlükte de açıkça yazdım — bu bir kaide değil, benim sıram. Ruhu darmadağınıkken iş kurmuş, sonra toparlanmış insanlar tanıyorum. Benim tecrübem sadece şu: ben o sırayı tersinden denedim ve iş elimde kaldı.
O günlerde haftanın nizamı da oturmuştu: pazartesi metin, salı çekim, çarşamba kurgu, perşembe paketleme, cuma plânlama, hafta sonu tanıtım ve pazar yayın. Bir sabah yataktan kalkmak istemediğimi fark etmiş, bunu koşuya çıkmak için iyi bir sebep saymıştım. Nizam ayaktaydı yani. Ayakta olmayan şey, o nizamın hizmet ettiği işti.
Günlüğün tamamı burada: https://berkehalilbayraktar.com/blog/once-ruh-sonra-zihin-sonra-is
Kapanışta tek sual:
Son bir yılda yaptığım işlerin kaçı işin kendisi için yapıldı, kaçı paranın kendisi için?
Allah'a emanet olun.