Bankaların kapıyı kapattığı aylar
10 Ağustos 2026
Selâmün aleyküm,
Altı aydır iki kanalda da tek bir kayıt yayınlamadım. Sebebi gizli değil: askerlik Şubat 2026'da başladı ve devam ediyor. Bu müddet içinde geriye dönüp beelogs'un ilk bölümlerini tekrar seyrettim ve şunu fark ettim — o kayıtlarda anlattığım şeyler, kamera kapandığı anda ortadan kalkmadı. O yüzden arşivi açıyorum. Bültenin bu sayısı, ilk bölümün yazılı hâline dair.
Asıl mesele
O bölümde bir hesap açtım. Aralık 2024'te satış işini bıraktıktan sonraki sekiz dokuz ayda, kurmaya çalıştığım işe harcadığım para ile o işten gelen para arasındaki nispet ona bire yakındı. Rakamı burada tek tek vermiyorum; ayrı kayıtlarda ayrı çıkıyor ve hangisinin doğru olduğunu bugün kat'î olarak söyleyemem. Nispet doğru. Harcanan da benim param değildi: kredi kartı ve ek hesap limitleriydi.
Bunu bir "dip noktası hikâyesi" olarak anlatmıyorum. Çünkü dip noktası hikâyelerinin bir hususiyeti var: sonu bellidir, anlatan kurtulmuştur, dinleyen de rahatlar. Benim elimde öyle bir son yok. O kayıtta tek çıkış olarak gördüğüm ajans bugün kapalı. "Bakalım" dediğim askerlik geldi. Yani o bölümde açık bıraktığım iki kapının ikisi de tahmin ettiğim şekilde kapanmadı.
Bende asıl iz bırakan tarafı şu: aynı kayıtta yüzüm enerjikti, ses tonum yerindeydi ve bulunduğum yeri "incecik bir nokta" diye tarif ediyordum. İkisi de aynı anda doğruydu. Bunu bir kusur diye yazmıyorum, bir müşâhade diye yazıyorum. İnsan çok ince bir noktadayken de gülümseyebiliyor — ve etrafındaki kimse bunu bilmiyor.
O bölümde bir cümle daha var: 19 yaşımdan beri kendi işimi kurmaya uğraşıyorum ve o güne kadar ne bir tatile gitmiştim ne de kendimi bir kere ödüllendirmiştim. Bunu kayda geçirirken bir fedâkârlık listesi okur gibi okuduğumu hatırlıyorum. Bugün aynı cümleye bakınca fedâkârlık mı, yoksa hesabı hiç yapılmamış bir gider kalemi mi olduğuna karar veremiyorum. Kararı vermiyorum da. Sadece not düşüyorum.
Bir de şu var: o aylarda hesabı geç açtım. İnanmakla hesap tutmak ayrı iki defter ve ben ikincisini geciktirdim. Erken açsaydım ne değişirdi, hakikaten bilmiyorum. Belki hiçbir şey. Ama bilmiyor olmam, sualın kendisini geçersiz kılmıyor.
Günlüğün tamamı burada: https://berkehalilbayraktar.com/blog/kazandigimdan-cok-harcadim
Bu haftaya bırakacağım tek sual şu: elimizdeki bir işin yürüyüp yürümediğine karar vermek için kaç ay bekliyoruz — ve o müddeti biz mi belirliyoruz, borcun takvimi mi?
Allah'a emanet olun.