Sabah seni kaldıran şey ne
9 Ağustos 2026
Selâmün aleyküm,
Uzun bir sessizlikten sonra yazıyorum. Şubat'ta askere gittim; iki kanal da o tarihten beri sessiz. Bu aylarda yeni bir şey üretmek yerine eldekini düzeltmeye karar verdim: kanalda anlattığım şeyleri okunabilir hâle getirip siteye taşıyorum. Bugün ilki yayında. Bunlar videonun dökümü değil — bazı yerlerde videonun düzeltilmiş hâli, çünkü aradan geçen zamanda kendi cümlelerimden hoşlanmadığım yerler oldu.
Bugünkü mesele: Ikigai.
Kanalın ilk videosuydu, geçen Kasım'da. Japonya'nın Okinawa adasındaki Ōgimi kasabasından çıkan bir mefhum: kabaca "uğruna sabah kalktığın şey".
Batı bunu bir diyagrama çevirdi. Dört çember: neyi seviyorsun, neyde iyisin, dünyanın neye ihtiyacı var, sana ne için para ödeniyor. Tabloyu herkes bilir. Ama bir şeyi kaçırır: dört çemberin dördü de bir işe, bir kariyere bakar. Ōgimi'de ise ikigai kariyerle hiç alâkalı olmayabilir. Bahçedeki domates de olabilir, akşam gelecek komşu da.
Kasabada bulunan şey de bir formül değildi. Japoncada "işi tamamen bırakmak" mânâsında tekaüdlüğü karşılayan bir kelime yok. Yaşlıların çoğunun asıl işinin yanında ikinci bir işi vardı — sebze yetiştirip pazarda satmak gibi. Bütün yumurtalar tek sepette değildi. Yani hikâyenin ilk dersi "sevdiğin işi bul" değil, "tek bacağa yaslanma" olabilir.
Videoda Japonya'yı çok, kendi zeminimizi az konuşmuşum. Yazıda o eksiği kapatmaya çalıştım. Çünkü "hikmet müminin yitiğidir, nerede bulursa alır" düsturu bize bu mefhumu alma imkânını veriyor — ama aldığın yitiği bir yere koymak gerekiyor. Havada duran hikmet süs olur.
Bizde ikigai'nin karşılığı "kendini bulmak" değil; vazife ve emanet. Ikigai içeriye bakıp "ne seviyorsun, neyde iyisin" diye sorar. Vazife şuuru bir sual daha sorar: kime karşı mes'ulsün? İkisi birbirinin zıddı değil. Kabiliyetini bilmeden vazife seçilmiyor; vazifeyi bilmeden de kabiliyet nereye akacağını bilemiyor.
Yazıda ayrıca Mihaly Csikszentmihalyi'nin akış tarifi, Ken Mogi'nin beş umdesi ve Viktor Frankl'ın İnsanın Anlam Arayışı'ndan tek bir cümle var. Bir de yedi günlük küçük bir amel — büyük bir karar değil, akşamları yazılacak tek satır.
Yazı burada: https://berkehalilbayraktar.com/blog/ikigai-ve-vazife
Kapatırken bir sual bırakayım, cevabını bana göndermene gerek yok:
"Hayatımın gâyesi" derken, aslında beni tarif edecek tek bir cümle mi arıyorum? Onu bulsam hayatım mı değişecek, yoksa kendimi anlatmam mı kolaylaşacak?
Allah'a emanet olun.